fbpx
Yemek Bulmuşken Yemeliyim!

Yemek Bulmuşken Yemeliyim!

 

Bir başka hastamız Mesude Hanım, 40 yaşlarında, yuvarlak hatlı bir kadındı. Kendisi, diyetisyen arkadaşım tarafından bana yönlendirilmişti. Diyetisyen arkadaşım, onun diyete uyumla ilgili sıkıntıları olduğunu, beraber çalışmamızın daha yararlı olacağını düşünüyordu. Mesude Hanım’ın problemi, yemeğe karşı “Hayır” diyememesiydi. Etrafında hiç yiyecek olmadığı zaman gayet uyumlu ve başarılıydı diyetini devam ettirmekte. Ama bir şeyler ikram edilmişse ve ortamda yiyecek bir şeyler varsa asla yemeden duramadığını, orada hiçbir şey düşünemediğini, direkt yediğini söylüyordu. Özellikle tatlı ve unlu gıdalara düşkündü. Onlar da zaten kilo almasına yetiyordu. “Aslında biliyorum, yanlış yapıyorum ama o an bunu düşünemiyorum.” diyordu. Yerken ne hissettiğini sorduğumda, “Hep, yemek bulmuşken yemeliyim gibi geliyor bana. Sanki yemezsem aç kalacağım. Çok komik değil mi? Tokken bile böyle hissediyorum.” dedi. Mesude Hanım’a hiç aç kalıp kalmadığını sorduğumda, bolluk içinde bir hayat yaşadığını, çocukluğundan bu yana hiç açlık yaşamadığını söyledi.

 

yemek görünce dayanamamak

 

Yeme Bozukluğu Terapisi

Yaptığımız çalışmada Mesude Hanım, babasının çok sert ve kuralcı olduğunu, hata yapmasını asla hoş karşılamadığını söyledi. Öyle bağırıp çağırması olmadığından ama bir bakışının bile dayaktan ağır geldiğinden, şu anda bile onun yanında rahat olamadığından bahsetti. Bu yüzden hiç baba-kız gibi olamamışlardı. Hep bir mesafe vardı aralarında. Bu, onu hep üzmüştü.

Beraber yedikleri yemekleri sorduğumda, çok resmi geçtiğini, sofrada hiç konuşulmadığını hatırladı. Hatta bir keresinde masaya oturmuşlardı ve masada en sevdiği yemekler vardı. “Hangisinden yesem” diye düşünürken oyalanmıştı. Babası bu durumu fark etmiş ve ona çok kızmıştı. “Ne yiyeceğine karar veremezsen yiyemezsin.” demiş ve onu cezalandırmıştı. Bunu söylerken ki ses tonu onu çok üzmüştü. O gece yiyemediği börek ve tatlılar rüyasına girmişti. “Bunu hiç unutmam, ne zaman o böreği, tatlıyı görsem aklıma o gece gelir.” diyordu. Mesude Hanım’ın hayatında hep bolluk bereket olmuştu ama bir anlık yaşadığı bu duygu onunla birlikte ömür boyu devam etmişti. Hep, “Yemek bulmuşken yemeliyim yoksa aç kalırım.” duygusuyla yemişti. Daha öncede bahsettiğim gibi, hissettiğimiz duygunun gerçek olması gerekmiyor. Çok yoğun hissedilmiş olması ve bizde iz bırakması yeterli.

Mesude Hanım aynı zamanda, babasıyla olan baba-kız ilişkisinde de hiçbir zaman mutlu hissetmemişti. Hep bir boşluk söz konusuydu. Beraber, o güne ait duygusunu çalışırken, babasına ait olan duygularını da boşaltmak Mesude Hanım’ı çok rahatlatmıştı. İkinci seansta tekrar kilo alma ile ilgili endişelerini temizledik, vedalaştık. Daha sonra Mesude Hanım’la ilgili aldığım geri dönüşler mutluluk vericiydi…

Görüşlerinizi yazın.

Your email address will not be published.