fbpx
Kilo Problemi : Her Yaşta Fit Olmak Hakkınız

Kilo Problemi : Her Yaşta Fit Olmak Hakkınız

Ayşe Hanım’ı çok sevmiştim. 60 yaşlarında ama 45 bile göstermeyen, etrafa neşe saçan biriydi. Girdiği yeri aydınlatan kişiler vardır ya… Bu söz, Ayşe Hanım için söylenmişti sanki. Anlatmaya başladığında, hikayesi de neşe doluydu. “Ben yaşıtlarım gibi diz ağrılarım geçsin diye zayıflamak istemiyorum doktor hanım. Hiçbir zaman istediğim gibi ince olamadım. İçimde ukde kaldı. Tamam, güzel bir kadınım biliyorum ama insanların bana hep “Çok güzelsin ama… deyişleri ile yaşadım. Ölmeden önce bir kez olsun bu cümleyi duymadan iltifat almak istiyorum.” diyordu. Çocukluğundan beri kilolu olduğunu söylüyordu. Kilo problemi hep vardı. “Ne zaman diyet yapsam daha fazlasıyla geri döndü. Artık diyet profesörü gibiyim. Herkese yardım ediyorum. Onlarla beraber zayıflıyorum sonra “hop” benimkiler geri geliyor.” diyordu. Çok keyifliydi sohbeti…

Yemek alışkanlıkları üzerine konuşmaya başladığımızda, çok güzel yemek yaptığını, özenle sofra kurduğunu söylüyordu. Sabah kalkar kalkmaz aç kalktığını, karnının hep aç olduğunu, hiç doymadığını anlatıyordu. “Hep yemek istiyorum. Bu yaşıma kadar hiç doyduğumu anlamadım. Yemeğe başlıyorum, masadan kalkmak istemiyorum. Ta ki masadaki yemek istediğim her şey biterse anca o zaman içim rahat olarak kalkabiliyorum.” diyordu. Herkesi yedirerek mutlu etmeye çalıştığını, bu yüzden etrafındaki çoğu kişinin kilo problemi olduğunu söylüyordu.

Yemeği Değil Sevgiyi Paylaşıyorum

Ayşe Hanım’a insanları yedirirken ne hissettiğini sorduğumda, “Sanki onlarla yemeğimi değil sevgimi paylaşıyorum. Çünkü ben tüm yemeklerimi sevgiyle hazırlıyorum. Onlar yedikçe beni daha çok seviyorlar gibi geliyor. Bu yüzden de habire yemek yapıyorum.” diyordu. Çocukluğundan beri kilolu olduğunu söylemişti. Yaptığımız seansta aslında 7-8 yaşlarına kadar zayıf olduğunu hatırladı. Küçükken çok yaramaz olduğunu, hep hareket halinde olduğunu, etrafındaki herkesi bıktırdığını söyledi. “O yüzden çok zayıftım, her deliğe girerdim.” dedi.

Bir seferinde saklandığı yerden duydukları onu çok üzmüştü. Ayşe Hanım’ın, annesi ile babası tartışıyorlardı. Ayrılacaklarını söylüyorlardı. Annesi, eşine, “Ayşe’yi sen al, küçüğü ben alırım. Annemler Ayşe’yi istemiyor.” deyince, babasının, “Benimkiler de Ayşe’yi istemiyor, sen al.” demesi küçük Ayşe’nin dünyasını yıkmıştı. “Beni kimse sevmiyor, istemiyor.” diye düşünmüştü. Zaten onlar ölene kadar da sevgilerini hissetmemişti hiçbir zaman. “İçimde kocaman bir boşluk var sanki hiç dolduramadığım. Anne ve babanın sevgisinin yeri dolmuyor.” diyordu. Ayşe Hanım konuştukça sürekli aç hissetmesinin ve obezitenin nedeni de dökülmüştü dudaklarından. Zaten kilo almaya başlaması da bu dönemden sonraya rastlıyordu. Annesi güzelliğine çok düşkün bir kadındı. Her zaman formda olmak isterdi. O yüzden yemekler evde hep geçiştirilirdi. Beraber sofraya oturdukları bile çok azdı. Onun kilo alması annesini çok kızdırırdı.

Her yaşta fit olmak hakkınız

Annem Bir Kere Bile Bana Öyle Sofra Hazırlamadı

Bir gün arkadaşına gittiğinde, onun annesinin özenle hazırladığı sofrada çok mutlu olduğunu hatırlamıştı. “Hala içim sızlıyor. Bu yaşıma geldim, annem bir kere bile bana öyle sofralar hazırlamadı. O yüzden benim tüm sofralarım, saray sofrası gibidir. Her kurduğum sofrada, anneme gol atmış gibi hissediyorum.” diyordu. Sevgi açlığı içindeki Ayşe Hanım için sofralar, sevgi paylaşılan yerlerdi. Aynı zamanda annesine olan öfkesini canlı tuttuğu anlardı. Küçücük Ayşe’nin dünyasında yaşadığı anne ve babasına olan kırgınlığı, onu yıllar boyunca sevgiye aç  bırakmıştı. Anneye tepki olarak aldığı kilolar, artık onun için bir silahtı. Annesine attığı gollerdi. Maç çoktan bitmişti ama mücadele sürüyordu. Bunları anlatırken Ayşe Hanım, o günlere gitmiş ama gülen yüzü hiç değişmemişti.

“Doktor hanım ben bunları çok çalıştım daha önce gittiğim yerlerde. Bir faydası olmadı. Artık torun torba sahibi oldum, anne ve babamı affettim.” diyordu. Buna benzer şeyleri çok duyuyordum. “Affettim, kapattım, artık üzülmüyorum…” Tabii bunlar güzel şeyler ama duygu yerinde durduğu sürece tamamen yüzeysel kalıyor. Beraber çalışmaya başladık. Önce anne-babasına kulak misafiri olduğu o günü çalıştık. Başlarda pek bir şey hatırlayamadığını söyleyen Ayşe Hanım, bir süre sonra kaçamamış ve duyguya yenilmişti. Artık gülmüyor aksine titriyordu. Çok korktuğunu, onu kimsenin istemediğini, artık yalnız kaldığını hissettiğini fark etti. Bu duygusuna ısrarla  çalıştık. Hıçkırıklar içinde ağlıyordu. “Ben daha çocuğum, beni niye istemediniz?” diye…

Bir süre sonra duygusu azalmış, normale dönmeye başlamıştı. Önce annesi sonra da babasıyla olan yüzleşmesini yaptığımızda, daha da rahatladı. Onlara olan duygusu, artık olumluya dönmüştü. Çok genç olduklarını, ne yapacaklarını bilmediklerini, aslında onu da sevdiklerini söylüyordu. Aslında daha çok kendine kızıyordu. Bunun üzerinde çalıştık. “Keşke herkesi bıktırmasaydım, keşke kardeşim gibi uysal olsaydım…” Son keşkelerini de temizlediğimizde artık gözlerinde ayrı bir ışıltı parlıyordu.

Ayşe Hanım’ın kendi de yaşadıklarına şaşırmıştı. “Bu kadar rahatlayacağımı hiç düşünmemiştim. Sanki içimdeki boşluk azaldı. Bana ne yaptınız?” diyordu. Ertesi gün gelmek için ayrılırken…

Kilo Problemi Tedavisinde Duyguların Çözülmesi

İkinci seansta, arkadaşının sofrasında hissettiği duyguya çalıştık. İlk seansta annesiyle barıştığı için bunu temizlemek çok daha kısa sürdü. Kilo problemi ile çalıştığım kişilerle, kilosu konusunda ne düşündüğünü aynanın karşısında söylemesini isterim. Bunu evde çıplakken yapıp, yazarak bana getirmelerini isterim. Bir de çok sevdiği yiyeceklerin listesini…

Ayşe Hanım, kilolarının onu sevimsiz yaptığını düşünüyordu. Onu tanıyan kişiler, ondan hoşlanmayacaklar, onunla olmak istemeyecekler diye düşünüyordu. Bu yüzden ekstra uğraşılara girerek onlara nefis sofralar hazırladığını fark etmişti. Onları yedirerek sevdirmeye uğraşıyordu kendisi. Beraber kilolu da olsa sevilmeyi hak ettiğini, herkesin onu sevdiğini ama kendi iradesiyle zayıf olmayı tercih ettiğini çalıştığımızda, artık aynaya bakarken kilolarını bile güzel görmeye başlamıştı.

Ayşe Hanım, kendini sevmeye başladığında zaten duygusu boşalmıştı. Geriye yaşam değişikliğini hayata geçirmek kalıyordu ki bu zaten onun uzman olduğu konuydu. Kilo problemi ile çalışırken, kilo aldıran sağlıksız besinlere olan düşkünlüğü azaltıcı çalışmalarda yapılabilir ama Ayşe Hanım’ı problemi zaten her şeyi sınırsız yemesinden kaynaklanıyordu. Özel bir besin grubunu seçmiyordu. Artık doyma hissi geldiği için daha normal miktarlarda yiyerek sağlıklı kilolara inmeye hazırdı.

 

 

Görüşlerinizi yazın.

Your email address will not be published.