fbpx
Başarısızlık İnancı

Başarısızlık İnancı

Ceren 14 yaşındaydı. TEOG sınavlarına hazırlanıyordu. Dersleri çok iyi olmasına rağmen sınavlarda yeterince başarılı olamıyordu. Sınava bir ay kalmıştı ve TEOG’da başarılı olamayacağını düşünüyordu. Artık, derse oturduğunda odaklanmakta güçlük çekiyordu. Hep başaramayacağını düşündüğü için boşa çalışıyormuş gibi hissediyordu. Kendisi yardım istemişti. Çünkü bu durumun içinden çıkamayacağını hissetmişti. Ceren’in çok üzgün olduğu belliydi. “Uyuyamıyorum, çalışamıyorum, konsantre olamıyorum. Artık, hiç umut yok benden.” diyordu. Başarısızlık inancı oluşturan nedeni ise “Biliyorum sınavda bir şey olacak ve bildiklerimi bile yapamayacağım. Şimdi bile sınavlarda hep aksilik yaşıyorum.” diye açıklıyordu. Ceren, buna inanmış ve deneyimleriyle bu inancını iyice yerleştirmişti beynine. Sınavı kazanamazsa mahvolacağını, hayatının kayacağını düşünüyordu. “İyi bir okula gidemem. İyi bir mesleğim olmaz. Özel okula gidersem, aileme yük olurum. Arkadaşlarım beni kınar.”diyordu. Kaygıları uzayıp gidiyordu. Neredeyse hayatının tüm yükünü bu sınava bağlamıştı.

Hedeflerimizin bizim için taşıdığı anlam kadardır, kaygılarımız. Ceren de bu sınava hayatının fırsatı gibi bakıyor; sınavı kazanamadığı takdirde hayatta başarılı olma şansını kaybedeceğine inanıyordu. Bundan dolayı kaygıları da katlanıyordu. Oysa hayatta o kadar çok fırsat var ki bizler için… Hangisinin ne zaman önümüze çıkacağını bilemeyiz. Bazen en büyük yenilgimiz, bizim en büyük başarımızın önündeki durağımızdır.

Başarısızlık İnancı Kökeni

Ceren’in duygularına, düşüncelerine ve bedensel hissettiği semptomlara tek tek vuruş yaptık. Daha iyi hissetmeye, “Yapacağıma inanıyorum galiba.” demeye başlamıştı. Ne zamandır başarısız olacağını düşündüğünü sorduğumda, “Galiba, ablamın sınavından sonra oldu.” dedi. Kendisinden üç yaş büyük olan ablası sınavda rahatsızlanmış ve sınavdan çıkmak zorunda kalmıştı. Annesiyle babası çok üzülmüştü. Kendi aralarında bu durumun ablası için ne kadar kötü olacağını, hayatını etkileyeceğini konuştukları duymuştu Ceren de… Orada çok korktuğunu hatırladı Ceren, “Ablam için üzüldüm ama daha çok kendim için korktum. Ya benim de başıma gelirse diye düşündüm.” diye düşündüm.” dedi. Ceren gayet sağlıklıydı. Ama şeker hastalığı olan ablası zaman zaman rahatsızlanabiliyordu ve sınav heyecanı bunu tetiklemişti. Onun böyle bir problemi yoktu ama yaşadığı stres bu duyguyu getirmişti. Önce duyduklarını, yaşadığı anı temizledik. Sonra sınavda olduğunu düşünmesini isteyerek oraya ait duygu, düşünce ve bedensel sıkıntılarını temizledik.

Ceren çabuk kapıyordu. “Ben bunu kendim de yapacağım artık.” diyerek ayrılmıştı. Aylar sonra, çok güzel bir sınav geçirdiğini yazmıştı mailinde.

 

Görüşlerinizi yazın.

Your email address will not be published.